top of page

Tangonun Doğuşu

Yazarın fotoğrafı: tangomiadansokulu
tangomiadansokulu
28 Eyl
1 dakikada okunur

Rivayete, söylenceye bakılırsa tango liman mahallelerinde yeşermiş ama bölgedeki randevuevlerinde gelişmiştir. Paris ve Avrupa tarafından kabul gördüğünde bir meşruiyet kazanır ve bunun üzerine tüm dünyaya yayılır.

Tango marjinalliğin estetik bir ifadesidir. Göçün, Montevideo’nun ve özellikle Buenos Aires’in kenar mahallelerinin kültürel ifadesidir.

Tango kadınların olmadığı bir göçmen topluluğundan doğar, bu durum karşısında  erkekler sayıları çok az olan ve kusursuz dans eden, dolayısıyla çok rağbet gören ve acemileri küçümseyen dansözlerle dans edebilmek için, kendi aralarında egzersiz yapmak zorunda kaldılar. Tango figürleri yapmakta olan 1903 tarihli fotoğraflar, tangonun öncelikle bir erkek dansı olduğu fikrine yol açtı.

Erkekler birlikte dans edebilirler, kadınlar da birlikte dans edebilirler, ama tangoyu meydana getiren şey kadın ile erkekten ibaret çifttir.

Gerçekte 19. yy.’da tango denen birçok dans vardı. Örneğin siyahların El tango denen ve doğal olarak çift dansı olmayan bir dansı, bir flamenko figürü… Ama bunlar farklı danslardır.

Amerikalı folklor uzmanı Carlos Vega, Meksika’da bile 18. yy.’da tango denen bir dansın var olduğuna işaret etmektedir.

Önemli bir eserde 1850 yıllarında var olan ve Arjantin’deki varlığına 1880’li yıllarda tanıklık edilen Endülüs tangosundan uzun uzun söz edilmektedir. Çingene etkisi taşıyan bu Endülüs tangosu, öncelikle müzikal bir biçimdir. İspanyol etkisi, o dönemde Arjantin’de söylenen ve dans edilen Fandango’da da görülür. Rio de la Plata tangosunda da bu etki varlığını sürdürecektir.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page